Portre-Muzaffer Gürenç

1964 yılında Tokat, Turhal ilcesinin Ormanözü köyünde dogdum.
1976 senesinde, 1970 ve 1971 yılında Almanya`ya giden annem ve babam aracılığı ile Almanya`ya geldim.
1994’ten beri bahçe ve peyzaj mimarisi şirketin sahibiyim. Yeter Gürenç’le evliyim, Murat ve Mehmet adlarında iki yetişkin oğlum var.

Müziğimin kökeni Anadolu’ya uzanıyor. Orada bir Alevi köyünde türküler dinleyerek büyüdüm. Cocukluğumda türküleri dinleyerek büyümemin ve köy yaşamını tatmamın ilerideki müzik yaşamıma katkıları çok oldu. Anne-baba Almanya’ya göç etmiş ve o süreçte köyde yalnız kalmıştım. 6 yıl yalnız ve özlem dolu geçen, aileden uzak bir yaşam sürdüm.
12 yaşımda Almanya’ya geldim ve 16 yaşında bağlama çalmaya başladım.

Aydınlanmamda ilk ışığı yakan, bilinçlenmeme ve gelişmeme katkısı olan, ilköğretimde öğretmenim İbrahim Tekin’e çok şey borçluyum. Bu değerli öğretmenimi burada saygıyla yadediyorum. Bana okumayı, düşünmeyi öğreten ve sevdiren ışık insan o oldu. Bu süreçte onunda yakın arkadaşı olan eğitimci Osman Aydemir’le tanıştım.
Saz kurslarına Osman Aydemir’le başladım. Şu anda 30 yılı aşkın bir süredir halen kendisiyle halk müziği, evrensel müzik hakkında sürekli fikir alışverişinde bulunduğum, sosyal-kültürel zenginliğimi paylaştığım ve sanat yaşamımda örnek aldığım, eğitimci kişi, aydın insan Osman Aydemir oldu.
Ege yöresinin türkülerini, zeybekleri ve bozlaklari tanımamda ve sevmemde beni etkilemistir.

Şan öğretmenim ise Gabriele İbe-Beer’dir.

Yeni çıkardığım albüme ismini verdiğim ‘’Hasretim’’ şiirinin yazarı sevgili dostum Ali Haydar Avci ile 1990 yılında tanıştım.
Halkbilimi arastrmacısı olan ve bu alanda ciddi çalısmalar yapan A. Haydar Avcı`nın altı tane şiirini besteledim ve bunlardan iki tanesi Hasretim albümünde yer aldı.
A. Haydar Avcı`da söyleştiğim, bana zaman zaman sağlıklı önerilerde bulunan, besteledigim bazı şiirlere dikkatimi yönlendiren önemli bir kültür adamıdır.

Prof. İlhan Başgöz ile zaman zaman kültürel alanda sohbet ettiğim, sohbetine doyamadığım, kitaplarından yararlandığım ve tanıdığıma sevindiğim önemli bir insandır.
Prof. İlhan Başgöz, kırk seneden bu yana Amerika`da folklor araştırmaları kürsüsü kuran ve bu alanda çok önemli çalışmalar hazırlayan, halk kültürümüzün evrenselleşmesinde büyük katkısı olan değerli bir dünya insanıdır.

Kültürlerarası dialoğun’da yetkin, bu alanda birçok başarılı projeler hazırlayan ve yıllardan beri destegini benden esirgemeyen menajerim Monika Öztürk ile birlikte çalıştığımıza çok seviniyorum.


Yunus Emre`den günümüze kadar gelmiş gecmiş yaşayan ozanları, aşıkları ve şairleri irdeledim ve anlamaya çalıştım.
Yunus Emre`den Hatayi`den, Dedemoğlu`ndan, Pir Sultan Abdal`dan, Kul Hümmet Ustadım`dan, Fuzuli`den, Köroğlu`ndan, Aşıki`den, Gevheri`den, Neyzen Tevfik’den, Hasan Hüseyin Korkmazgil`den, A. Haydar Avcı`dan, Osman Aydemir`den ve Yeter Gürenç`den şiirler besteledim.

Aynı zamanda Tokat yöresinden derlediğim türküler var.

Severek dinlediğim, etkilendiğim, zaman zaman örnek aldığım, müzik yaşamımda etkisi olan sanat adamlarından bazı isimler:
Aşık Veysel, Aşık Mahzuni, Ruhi Su, Özay Gönlüm, Talip Özkan, Rahmi Saltuk, Zülfü Livaneli, Sadık Gürbüz, Neşet Ertaş, Arif Sag, Musa Eroğlu ve Ege yöresinin türkülerini sade bir biçimde yorumlayan, ve Ege yöresinin türkülerini sade bir biçimde yorumlayan, keyfle dinlediğim değerli sanatçılarımız Hale Gür ve Makbule Kaya`dır.

İlk konser deneyimlerimi, Almanya’daki değişik Türk derneklerinin ve multikültürel kuruluşların düzenledikleri organizasyonlarda edindim.
Ayrıca uzun yıllar Kuzey Ren Vesfalya ’daki işçi kuruluşlarında (AWO), Gençlik Bakanlıgı`nda (Jugendamt), demokratik ve alevi derneklerinde bağlama dersleri verdim.

1990 yılında Özlem Plak’ta çıkan “Marklar & Çarklar” adı altında bir albüm yaptım.

16. yüzyıl’da yaşamış Halk ozanımız Dedemoğlu’ndan bozlak formatında bestelediğim şiiri halkmüziği sanatçısı Musa Eroğlu „Dedemkorkut” isimli albümünde seslendirdi.

Köln Arena’da 17.06.2006 tarihinde Zafer Gündoğdu’nun yönettiği “Ağıttan Umuda” adlı Alevi festivalinde yer aldım.

Bunun dışında Yol TV, Ulusal TV, Euro Türk kanallarının programlarına ve WDR Funkhaus Europa’nın “Bosporus’tan Gibralta’ya kadar” müzik programına konuk olarak katıldım.

Düsseldorf - Mosaik e.V. derneğinin kurucu üyesiyim. Bu dernek Düsseldorf ve çevresinde kültürlerarası diyalog için çalışan toplumsal ve kültürel hizmetler sunan bir dernektir. Menajerim ve derneğin başkanı olan Monika Öztürk ile birlikte degişik projeler hazırladık.
Şu ana dek birçok konserlere ev sahipliği yapmış olan Mosaik derneği, Almanca sunumu da yapılan Türk Halk Müziği konserleriyle Türk olmayan izleyicilere’de güzel hizmetler sunmaktadır.

Bunlardan birkaçı;

09.06.2007 “Leyla Için Hayır Konseri“ – “Benefizkonzert für Leyla/Pro Mädchen Düsseldorf”

09.12.2007 “Bağlama & Baklava” - Erol Parlak ile

04.06.2008 “Türkiye oryantal komsulariyla bulusuyor” Delil Dilanar, Kamal Mazlumi ve Gerhardt Klingenstein ile - “Türkei trifft...orientalische Nachbarn”

13.04.2008 “Türkiye Rusya ile buluşuyor” - “Türkei trifft Russland”

09.11.2008 “Türkiye Yunanistan ile buluşuyor” - “Türkei trifft Griechenland”

24.02.2009 “Tasavvuf ve Başkaldırı” - “Mystik und Widerstand”

13.12.2009 “1. Türk Kültür FestIvali” - “1. Türkischer Kulturtag”


21.02.2010 “Lirik ve Müzik - Nazım Hikmet Projesi” - “Lyrik & Musik - Nazım Hikmet Projekt”

12.09.2010 “Başın Öne Eğilmesin - Protest ve Baris türküleri” Grup Per Sound ve konuk sanatçı Georgios Vasilikos ile birlikte - “Du sollst dich nicht beugen - Protest-und Friedenslieder aus der Türkei”

20.03.2011 “Lirik ve Müzik - Aziz Nesin Projesi” - “Lyrik und Musik - Aziz Nesin Projekt” Prof. Klaus Liebe- Harkort`unda katıldığı ve desteklediği bir proje.

21.02.2011 “Küçük Dünya Müziği” - “Eine kleine Weltmusik”
Türkçe, Rusça, Yunanca, İngilizce ve Almanca şarkılardan oluşan, değişik kültürlerden müzisyenlerin bir araya gelip hazırladıkları bir proje.